Hiç konuşmadan Tunalı Hilmi Caddesi’nin sonuna kadar yürümüşlerdi. Akşam olmak üzereydi. Biraz soğuktan, biraz da sessiz yürüyüşleri esnasında kelimelere dökülemeyen hislerin etkisiyle yorulmuş, acıkmışlardı.
Duyabildiğin Zaman Sessizlik Kelimelerden Çok Daha Anlamlıydı – Ankara
Kar yağınca araçlar pek trafiğe çıkmadıkları için özellikle sokak aralarında kar üstünde yürümek bir başkaydı. Çocuklar kartopu oynuyorlar, parklarda koca koca kardan adamlar yapıyorlardı.
Pisagor Bardağı – Güzelçamlı
Dilek Yarımadası’nın hemen yanında yer alan Güzelçamlı, beldeye ismini veren çam ağaçlarıyla kaplı milli parkı ile tam bir oksijen deposuydu. Dalgaların incecik kum ile
Teotihuacan – “Tanrıların doğduğu yer”
“Ezgi’nin amcası uçak kazasında hayatını kaybetmiş…” Bir anda tüm arkadaşları genç kızın etrafında kenetlendiler. Hepsi çok üzülmüştü. Amcası, Ezgi için yakın bir akrabadan öteydi.
Sanki elinde bir meşale vardı…
Ankara, sonbahar sonrasında hızla soğumuş, yeni mevsim etkisini iyice hissettirmişti. Soğuk kış, çok sevimli olmasa bile eğlenmek için bahaneler üretenlere fırsatlar sunuyordu. Üniversitenin bahçesi
Yeni Bir Hayat Her Zaman Mümkündü
Projenin ilk gönüllüleri projeyi anlatmak için okul kantininin girişinde bir tanıtım masası kurmuşlardı. Gönüllü eğitimin içeriği ve bir sonraki hafta yapacakları toplantı hakkında bilgi
Duyguları Tatlı Ama Ekşimsi Bir Karışımdı Sanki
Fakültede ara sınavlar yaklaşıyor, notlar, fotokopiler, özetler, sınavlarda çıkması olası sorular elden ele dolaşıyordu. Doruk gibi derslere en ilgisiz, uzak olanlar bile kantin çevresinden
Yaşam Bir Tiyatro Sahnesi
“Arkadaşlar, proje üzerinde konuşmaya devam etmeyi çok isterdim ancak akşam tiyatroya gitmek üzere program yapmıştık. Ben müsaade isteyeceğim, geç kalıyorum.” ***Sözüne sadık kalmayı, gideceği
İnsan İki Şekilde Paylaşır!
“İnsan iki şekilde paylaşır, ya sahip olduğu varlığı, parayı, ekmeği bölüşür ya da karşısındakinin taşıdığı yükün, derdin bir ucundan tutar, hayatını biraz olsun kolaylaştırır.
Bazen Bir Yüreğin Gözlerine Bakmaktır Paylaşmak
Yiyecekleriyle masaya geçtiklerinde Ezgi bir taraftan atıştırırken, bir taraftan da arkadaşına döndü: “Eee? Nedir bizimle paylaşmak istediğin?” … Üslubunu bozmadan devam etti Halil:“Geçen sene










