Yaşama Sanatı ve Farkındalığın Üç Boyutu

Yaşam, enerjinin sürekli daha güzel ve değer yaratan formlara dönüşmesi; yaşamak gerçekten bir sanat. Ustalık isteyen, yetenek ve ilhama gebe, kulak verilmesi, zaman ayrılması gereken bir sanat. Bu sanatı anlamadığımız zaman hem yaşadıklarımızı yorumlayamıyor hem de aradığımız cevaplara ulaşamıyoruz.

Yaşama sanatını nasıl öğreneceğiz o halde? Öncelikle yapmamız gereken iç sesimize kulak vermek, olaylara, olgulara gösterdiğimiz tepkilere dikkat kesilmek. Bunun için ihtiyaç duyduğumuz anahtar kelime; farkındalık. Nelerin farkında olmalıyız?

Öncelikle kendimizin farkında olmalıyız; benliğimizin, isteklerimizin, duygularımızın, yeteneklerimizin, kısıtlılıklarımızın ve potansiyelimizin…

Sonra, etrafımızı kuşatan, içinde yaşadığımız toplumun farkında olmalıyız. Unutmamalıyız, bu dünyada yalnızca biz yaşamıyoruz. Toplumun da kendine has özellikleri, davranış kalıpları ve öncelikleri var. Gelenekleri, görenekleri, kültürel farklılıkları ya da ortaklıkları var. Toplumların birbirleriyle ilişkileri var. İletişim engelleri ve olanakları var. Bunun ötesinde “insan” olmanın ve birlikte yaşamanın getirdikleri var. Birbirimize karşı sorumluluklarımız var. Son olarak evren çıkıyor karşımıza. İçinde var olduğumuz o sonsuzluğun ardında bir “güç” var.

Dahası içinde bulunduğumuz o evren ve ardındaki ilahi güçle bir bütünüz. O bütünlük ile bazen anladığımız, bazen anlamadığımız farklı bir dil sayesinde iletişim halindeyiz. Evrenin bir dili var ve o dili nasıl algıladığımız, anlamaya çalıştığımız, yorumladığımız önemli.





Evren tüm o ilahi mesajlarını bize farklı şekillerde ve sürekli iletiyor. Sınırlarının ve sonsuzluğunun içinde keşfedilmeyi bekleyen gizemlerini belli fizik yasaları, ekosistemleri, makro ve mikro dünyaları ile anlatıyor. Önemli olan biz bu mesajı dinlemeye, anlamaya istekli ve hazır mıyız?

Yaşama sanatının bu üçlüsünün işleyişinin farkında olup farklı katmanlarındaki sırları aralayabilirsek sonraki aşamaya geçebiliyoruz. Bu işleyişi anlayıp yaşamı fark ettiğimiz zaman başlıyor asıl yolculuğumuz. Dengeye ulaşıyor, huzur bulup mutlu olabiliyoruz.

Devamını Oku