Beyinler arası Ağ kurulabilir mi? – (Sinir Sistemi ve Beyin)

Günümüzde yönetim yapılarından sosyal medya kullanımına, beynin yapısından bilişimdeki gelişmelere, günlük hayattaki iletişimimizden inovasyona kadar çok farklı konu ve alanlarda aslında ortak bir noktanın varlığını görmemiz mümkün.

Birimler arası ağlar, şebekeler ya da İngilizce karşılığı ile ‘networks’ olarak ifade edilen örgü. Bu örgü, ağ, “networks” nasıl adlandırırsanız adlandırın, hayatımızda iş yaşantımızdan siyasi olaylara, sağlık, eğitim, teknoloji gibi alanlardaki gelişmelerden günlük yaşantımıza kadar birçok konuyu etkiliyor.

Konuyu önemli bulduğum için birçok kişisel, kurumsal, teknik yapıyı uzun zamandır gözlemliyor, “networks” ile ilgili konulara biraz daha kulak kabartıyorum. Ortaya çıkan gözlemlerimi de birkaç yazıdan oluşan bu yazı dizisinde sizlerle paylaşmak istiyorum.

Çünkü gözlemlerimde dikkatimi çeken hususların kurumsal anlamda yöneticiler, bireysel anlamda herkes için birçok farklı noktada farkındalık yaratacağına inanıyorum.

Hangi konulardan bahsedeceğim?

Yazı dizisinde; beynin yapısı ve çalışma şekli, yapay sinir ağları modeli, network teorisi, inovasyon, sosyal medya, yönetimsel konular ve bireyler olarak birbirimize nasıl etki ediyoruz gibi birçok farklı konuda gözlem ve fikirlerimi paylaşmaya çalışacağım.

İsterseniz tüm bunlara ilham veren, vücudumuzun belki de en önemli parçası olan beynimizin ve sinir sistemimizin işleyişi ile ilgili birkaç bilgiyi vererek başlayalım. İlk yazım, konumuz çerçevesinde ortak düşünebilmemiz için vurgulamak istediğim noktaları içerecek şekilde bir özet olacak.

Basitleştirmek için wikipedia’da beyin ve sinir ağları ile ilgili farklı konu başlıklarında yer alan bilgilerden yararlandım. Daha detaylı olarak merak edebileceğinizi düşündüğüm önemli bazı kavramlar için yazı içine bağlantılar ekledim. Onlardan da yararlanabilirsiniz.

Sinir sistemi, beynin yapısı ve işleyişi

Sinir sistemi veya sinir ağı, canlıların içsel ve dışsal çevresini algılamasına yol açan, bilgi elde eden, elde edilen bilgiyi işleyen, vücut içerisinde hücreler ağı sayesinde sinyallerin farklı bölgelere iletimini sağlayan, organların, kasların aktivitelerini düzenleyen bir sistem.

Sinir sisteminin en basit işlevi, bir hücreden diğerine veya vücudun bir parçasından diğerlerine sinyal iletmektir. 

Kaynak: Merritt’s Neurology

Beyin ise sinir sisteminin merkezi olarak hizmet eden bir organ.

Sinir hücresi ya da nöron sinir sisteminin temel fonksiyonel birimi ve başlıca işlevi bilgi transferini gerçekleştirmek.

Nöronlar birbirleriyle  uzun lifler (akson) yardımıyla iletişim kuruyorlar ve en uç noktada sinaps  denen “bağlantılar” yardımıyla birbirlerine bağlılar. Bir nöron herhangi bir mesajı iletmek istediğinde beynin ilgili hücresine ulaşmak için iki nöron arasında yer alan boşlukları atlaması gerekiyor.

İnsan sinir sisteminde yaklaşık olarak 100 milyar nöron olduğu tahmin ediliyor. Normal bir sinir hücresi 50.000-250.000 kadar başka nöronla bağlantılı.

Biyolojik Sinir Hücre Yapısı (L. Fausett; Fundamentals of Neural Networks,1994)

Bir nörondan diğerine geçen mesajlar, mesajı yollayan hücre ile mesajı alan hücre  (dendrit ya da soma/hücre gövdesi) arasındaki birleşme yerleri olan sinapslar aracılığıyla iletiliyor/transfer ediliyor.

Sinapslar işlevlerinden yola çıkılarak isimlerini Yunancada “bir araya gelmek” anlamındaki sunaptein sözcüğünden almışlar. Sinapslar mesajları ne kadar etkin iletirlerse, hücreler arası bağlantılar da o kadar etkin çalışıyor ve “bir araya gelmek” o kadar mümkün oluyor.

Kimyasal sinapslar sayesinde merkezi sinir sistemindeki nöronlar birbirleriyle nöral devreleri içeren bir sinir ağı oluşturabiliyor. Bundan dolayı sinapslar algılama ve düşünme gibi zihinsel işlevlere temel teşkil ediyorlar. Ayrıca sinir sisteminin, vücudun diğer organlarıyla iletişim kurması da sinapsların varlığına bağlı.

Bir yerde okumuştum; beynimizin sadece bir gramında bulunan nöronların bağlantı kapasitesi, dünyadaki telefon ağı ile aynı kapasitedeymiş. (Bu konu ayrıca araştırılabilir)

Beyindeki nöron bağlantılarının haritası (www.humanconnectomeproject.org)

Örneğin küçük bir çocukta 1016(10.000 trilyon) sinaps mevcut. Bu rakam yaş artışıyla ters orantılı olarak azalıyor ve yetişkinlerde stabilize oluyor. Bir yetişkinin sahip olduğu sinaps sayısı tahmini olarak 1015 ile 5×1015 (1.000 – 5.000 trilyon) arasında değişiyor. Tabii sinapslardaki azalma sadece yaşlanma ve unutkanlık ile ilgili değil, aynı zamanda bilginin sistemli olarak programlanmaya başlanarak kullanılması ve daha az sinapsa ihtiyaç duyulması ile de ilgili.

Görüleceği üzere sinir ağları ile örülü bir bütün ve bunun merkezini oluşturan beyin aslında tamamen hücreler arası iletişimin sağlanması ile varlığını sürdürüyor. Sinapsların etkinliği günlük hayatımızda her faaliyetimizin kalitesini yakından ilgilendiriyor. Güçlü sinapslar, enerjiyi, mesajı,bilgiyi daha hızlı bir şekilde alıcısına ulaştırıyor.

Peki, sinir sistemimizin işleyişi, sinapslar başka hangi alanlar için örnek olabilir ya da oluyor?

Bunu da dizinin sonraki yazılarında ele alacağım. 

İbrahim H. KAYRAL

 

Not: Beğendiğiniz yazıları paylaşmayı ihmal etmeyin :)

Beğen paylaş
error
evden eve taşıma