Etkin Yönetimde 150 Kuralı | Yaşama Sanatı

Etkin Yönetimde 150 Kuralı

İşletme yönetiminde etkinliğin sağlanması, verimliliğin artırılması üzerine hem akademik hem de pratik alanda araştırmacılar ciddi çalışmalar ortaya koyuyorlar. Örneğin bir fabrika açıyorsunuz, burada çalışan sayısı maksimum kaç kişi olursa hem sağlıklı bir çalışma ortamı hem de etkin üretim koşulları sağlanır?

Yine bir bölgede okul açacaksınız. Hangi strateji daha etkin olur, tek bir merkezde büyük bir okul mu? Yoksa semtlere dağılmış küçük küçük okullar mı?

Özellikle sanayi malları üretiminde sıklıkla tartışılan ölçek ekonomisi, fabrikaları ve üretim olanaklarını büyütmekten yana… Çünkü ölçek ekonomilerine göre işletmenin kapasitesi arttıkça azalan sabit maliyetleri sebebiyle verimlilik artıyor. Bir diğer deyişle üretimde kullanılan girdiler iki kat arttırıldığında çıktılar iki kattan fazla artıyor.

Adam Smith 1776 yılında yayınladığı Ulusların Zenginliği (The Wealth of Nations) kitabında bunun nedenini 3 temel değişkene bağlıyor:

  • Uzmanlaşmış makinaların kullanımı,
  • Makina üzerinde emek gücünün uzmanlaşması,
  • Ar-Ge alanında uzmanlaşma sayesinde yeni teçhizat ve makinaların gelişmesi

Kanal Kapasitesi

Bilişsel psikolojide kanal kapasitesi diye bir kavramdan bahsediliyor. Bu anlayışa göre beynimizde belirli türlerdeki bilgilere ayrılan yerlerin belirli bir kapasitesi var. Örneğin, size bir test uygulansa ve bu teste farklı bardaklarda farklı şeker seviyelerinde olan 21 bardağı sınıflandırmanız istenilse, 6 ya da 7. bardaktan sonra tatları ayırmanız güçleşecektir. Bu durum ile en çok parfüm alacağınız zaman karşılaşırsınız, birkaç denemeden sonra kokular ayırt edilemez hale gelir.

Malcom Gladwell, Kıvılcım Anı kitabında bu konuyu farklı örneklerle çok güzel detaylandırıyor. Örneğin, çevrenizdeki en iyi ve kaybettiğinizde gerçekten üzüleceğiniz insanları düşünün. Hayatınızda kaç kişi bu sınıfa giriyor? Bu konuda yapılan başka bir araştırma, ortalama 12 insan olarak cevaplandırmış. Çünkü birinin en iyi arkadaşı olmak belli bir zaman yatırımını ve duygusal enerji vermeyi gerektiriyor. Birine gerçekten değer vermek çok yorucu olduğu için hayatımızda gerçekten değer verebileceğimiz insan sayısının da bir kapasitesi oluyor. Bir diğer deyişle 15 kişinin üzeri bize aşırı bir duygusal yük bindiriyor ve bizi strese sokuyor.

Etkin İletişiminde 150 Sınırı

Bu çalışmaları daha da ileri götüren araştırmacılar, kanal kapasitesi ile günlük hayatımızda kurabileceğimiz etkin iletişim ağlarının bir sınırı olup olmadığına cevap bulmaya çalışıyorlar. Beynin bilinçli düşünme ve dil gibi yüksek fonksiyonların yürütülmesinde görev alan neokortesksi ile bireyin içinde bulunduğu grup büyüklüğü arasında bir ilişki olup olmadığını araştırıyorlar. Sonuçta 147,8 rakamına, kabaca 150 sınırına ulaşıyorlar.

Bu araştırmayı antropolojiden farklı alanlara taşıyıp sosyal alanlarda sorguladıklarında aynı bulgulara ulaşıyorlar. Örneğin kendileriyle ilgili somut tarihsel bilgilere sahip olunan 21 avcı toplayıcı kabilede yapılan araştırmada, söz konusu toplulukların köylerdeki ortalama insan sayısının 148,4 olduğu sonucuna ulaşıyorlar.

Aynı durumun örgütlenme kültüründe de söz konusu olduğundan bahseden Gladwell, askeri örgütlenmede işlevsel birimlerin 200 kişiden daha kalabalık olmadığı örneğini veriyor. Bu durumu kontrol ve koordinasyon yeteneğinin bir sınırı olarak gören araştırmacılar,  bu sayıdan daha fazla insanın birbirlerini tanıması ve iş yapabilme kapasitesinin sınırlı olduğunu keşfetmişler.

150 sayısının üzerinde oluşturulan örgütlerde, kalabalıklaşma beraberinde yabancılaşmayı getiriyor. Yabancılaşma ise insanların gruplaşmaya gitmelerini teşvik ediyor.

Bu yaklaşımı uygulayan W.L Gore and Associates adlı bir Amerikan şirketinin patronuna;  uzun dönemli planlarını nasıl yaptıkları sorulduğunda; otoparkımıza 150 araçlık park yeri yapıyoruz ve insanlar araçlarını çimlere park etmeye başladıklarında yeni bir fabrika açmamız gerektiğini anlıyoruz şeklinde cevap veriyor.

Acaba bu yaklaşım işletmelerin örgütlenmelerinden, okul, hastane vb. kurumlar ile apartman siteleri, köy yerleri vb. yerleşim alanları ile kent planlamasına kadar farklı alanlarda test edilebilir mi?

Bu sorunun cevaplarını da alanlarının uzmanlarına bırakalım…

İyi tatiller

Beğen paylaş

Bir cevap yazın

Yazıyı beğendiysen paylaş

Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik