Yürümeye Övgü │ Yaşama Sanatı - Dr.İbrahim H. KAYRAL | Yaşama Sanatı

Yürümeye Övgü

Yazımın başlığı, David Le Beton’un kitabına ait…

Le Beton, modern insanın neredeyse unuttuğu, insanoğlunun yürüme eylemini farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Özellikle ayakta durabilme yeteneği ile dünyaya farklı bir pencereden bakabilen insanoğlu için yürümek, sadece bir spor olmanın çok ötesinde, hayata karşı bir duruş adeta…

Bu yazımda, yazarın yürümek ile ilgili bazı ifadelerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yazıyı okuduktan sonra bir yürüyüş yapmak isteyebilirsiniz belki  🙂

3

İnsanoğlu ve Yürümek

“Binlerce yıl boyunca ve dünyanın büyük bir bölümünde bugün de hâlâ insanlar bir yerden bir yere gidebilmek için yürümüşlerdir.

Hiç kuşkusuz çağdaş toplumlarımızda hareketlilikten, bireysel fiziksel dirençten eskisine göre çok az yararlanılmaktadır. Bedenin iradesinden ve belli başlı kaynaklarından doğan bütünüyle insana özgü enerjiden (yürümek, koşmak, yüzmek…) gündelik yaşamda, çalışma, yer değiştirme vb. etkinliklerde çok az yararlanılır.

İnsanlar artık altmışlı yıllardaki gibi ırmaklarda hemen hemen hiç yıkanmıyorlar, pek fazla bisiklet kullanmıyorlar ve işe gitmek ya da gündelik yaşam içindeki amaçlarını gerçekleştirmek için de ayaklarından daha az yararlanıyorlar.

2Günümüzde otomobil, kentlerde tıkanıklara neden olmasına ve gündelik trajediler yaratmasına rağmen gündelik yaşamın kraliçesidir, bedeni milyonlarca insan için neredeyse gereksiz hale getirmiştir. İnsan oturan ya da hareket etmeyen bir varlık olmaya başlamıştır ve birçok insanın yaşamının yerini de protezler almıştır.

Ayaklarımızın kökleri yoktur, ayaklarımız hareket etmek için yapılmıştır. Yürüyüş artık en kısa güzergâhlar için bile, çağdaş bireylerin hemen hemen tümünün yer değiştirme biçimi içinde yer almaz, buna karşılık bir boş zaman etkinliği, kendi kendini kanıtlama, huzur ve rahatlık arama, doğayla ilişki kurma bağlamında ağırlığını hissettirmektedir. Uzun gezintiler, doğa yürüyüşleri, yürüyüş topluluklarının ilgi görmesi vb…”

Yürümenin Faydaları

“Yürüyüş dünyaya açılmaktır.

İnsanı mutlu yaşam duyguları içinde yeniden oluşturur.

Tam bir duyumsallık isteyen derin düşünmenin etkin bir biçimine sokar insanı.

İnsan bazen yürüyüşten değişmiş olarak döner ve çağdaş yaşamlarımızda ağır basan ivediliğe boyun eğmekten çok zamanın keyfini çıkarmaya eğilimli hisseder.

Wayfinding signs

Yürümek geçici ya da kalıcı olarak bedenle yaşamaktır.

Ormanlarda, yollarda ya da patikalarda yürümek dünyanın düzensizlikleri karşısında gittikçe artan sorumluluklarımızdan uzaklaştırmaz bizi, soluklanmamızı, duyularımızı keskinleştirmemizi, meraklarımızı yenilememizi sağlar.

Yürüyüş çoğu zaman insanın kendi içinde yoğunlaşmasını sağlayan bir dönemeçtir.”

Birlikte yürümek, duygu ve düşünceleri paylaşmaktır.

5

“Yürüyen insanlar, dünyanın çıplaklığı içinde bedensel maceralar yaşamak amacıyla arabalarından saatlerce ya da günlerce çıkmayı kabul eden ilginç kişilerdir.

Yürüyüş, yürüyüşçünün özgürlük düzeyine göre farklı tonlarla bedenin zaferidir.

Yaşamın bir yığın önemsiz şeyi konusunda bir temel felsefenin geliştirilmesine elverişli bir etkinliktir, gezgini, bir süre kendisi, doğayla ya da başkalarıyla ilişkisi hakkında sorular sormaya, beklenmedik bir yığın soru üstüne düşünmeye götürür.

Aylaklık, acelesi olan insanın hüküm sürdüğü dünyada bir terslik gibi gözükür. Zamanın ve mekânın tadını çıkarma olan yürüyüş; bir kaçış, modernliğe bir naniktir.

Çılgın yaşam ritimlerimiz içinde bir kestirme yoldur, mesafe almaya elverişli bir etkinliktir.”4

Ve yazar neden bu kitabı kaleme aldığını aşağıdaki sözleri ile ifade etmektedir.

“Ben bir yürüyüş ansiklopedisi, bir kullanma kılavuzu ya da bir antropoloji kitabı yazmak istemedim. Benim amacım daha çok keyfi, zevk için yapılan yürüyüşten söz etmektir rastlaşmak, tanışmak, konuşmak, zamanın tadını çıkarmak, istediğin yerde durmak, istediğin gibi yola devam etmek…

Zevke davet ve olumlu işler yapmak için, rehberlik etmek için değil…

Düşünmenin ve yürümenin huzurlu mutluluğu için…”

 

Sevgiyle kalın.

İbrahim

Beğen paylaş

Yürümeye Övgü” için bir yorum

  • Haziran 12, 2015 tarihinde, saat 9:38 am
    Permalink

    Eline sağlık….
    İnsan,”yürümek” üzerine de yazılır mı?” diyor önce. Sonra düşününce, aslında, üzerinde çokça düşünmediğimiz, konuşmadığımız, paylaşmadığımız bazı şeylerin, yavaş yavaş yaşamımızdan nasıl uzaklaştığını fark ediyor insan. Bu yüzden belki de bu tip konularda kasten daha çok konuşmalı…
    Bu yazı farkındalığımı tazeledi.
    Teşekkürler…

Bir cevap yazın

Yazıyı beğendiysen paylaş

Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik Google Bizi Sik