Sevgi Nefretten Daha Tehlikeli…

İnsanları, insanlığı izliyorum. Savaşları, barışları, kavgaları, barışmaları izliyorum.

Arkadaşlıkları, ilişkileri,

Çocukları, annelerini, babalarını izliyorum.

Meslekleri, işleri, çalışmaları, yapılanları, yapılmayanları,

İnsanların ağızlarından çıkanları, eylemlerini izliyorum…

Kötülükler ya da iyilikler sıra sıra karşımıza çıkıyorlar.

Bazen bir gazete köşesinde, bazen gün içinde yaşadığımız bir olayda, bazen bir kanalın akşam haberinde…

Ve bakıyorum; yapılan hataların, ortaya çıkan kazaların, ölümlerin, yaralanmaların, soyulmaların, gaspların, dolandırılmaların, kandırılmaların hepsinin arkasında sevgi var.

Nefret, hırs hiç yok nedense!

1Kimi kariyer aşkına, 

Kimi vatan, millet, Allah sevgisi adına,

Kimi doğa sevgisi, hayvan sevgisi uğruna,

Kimi ailesine, yakınlarına duyduğu sevgi için yapıyor ne yapıyorsa!..

Sevgi, sevmek aslında ne kadar masum ve kutsal gibi duruyor değil mi?

İnsanları sevmek, milletimizi sevmek, doğayı sevmek, işimizi sevmek…

Sevgi ile yapınca, istediğin eylemi gerçekleştirme hakkın doğuyor sanki!

İçinde sevgi besleyen herkes iyi davranışlar gösteriyor diyemeyiz. Bu açıdan baktığımızda sevgi o kadar da masum değil.

Neyi seviyorsun?

Ne kadar seviyorsun?

Nasıl seviyorsun?

Bu sorulara vereceğin cevaplar da masumiyetini koruyor olmalı

Sevdiğin “o şey” için başka “şeylere” zarar veriyor musun mesela?

Örneğin evlat sevgin ya da eşine, dostuna, akrabalarına, hemşerilerine beslediğin sevgi çok masum, çok doğal gibi geliyor ilk bakışta.

Peki, onlar için başkalarının hayatlarındaki sevgilere, değerlere zarar verip vermediğini düşündün mü hiç?

Evladına yedirdiğin lokmanın, aldığın arabanın, evin ya da geleceğini garanti altına alma çabalarının bir sınırı var mı mesela?

Senin(!) Allah sevgin, millet sevgin, aile sevgin, evlat sevgin, hayvan sevgin için başkalarının, başka milletlerin, insanların, komşunun,  başka çocukların ‘sevgi’lerine ne kadar tahammül edebiliyorsun ya da onları ne kadar görmezlikten geliyorsun?

Sevgiye buradan baktığında sevginin de masumiyetinin, kutsallığının sınırları olduğunu görüyorsun. Bu sınırların farkında olmadan, kontrol etmeden “sevgine” sarılıp, onu savunuyorsan, her an patlamayı bekleyen bir bomba taşıyorsun kalbinde, kucağında, elinde…

2Hâlbuki nefret besleyen insan daha alenidir tavırlarında. İçinde o duyguyu besliyorsa, açık tehdittir nefret duyduğu “şeye” karşı. İnsanlar, çevresi, düşmanları ya da nefretine maruz kalan her kimse tedbirini ona göre alır, davranışını ona göre sergiler.

Sınırsız, tutarsız, ilkesiz, koşulsuz sevgi ise daha büyük tehlikedir insanlık için…

Asıl tehlike masum bir sevgi ambalajının, sinsi bir gözyaşının içinde saklanmıştır ve o ‘sevgi’ye sahip kişi bile yarattığı tehlikenin farkında değildir. Çünkü kendisi de inanmıştır davranışlarının masumiyetine!..

Neyi, ne kadar, hangi ilkeler içinde seviyorsunuz sorun kendinize…

Yazımızı, düşünmenize yardımcı olacak bir araştırma sorusu ile tamamlayayım:

Maksimum 50 km hızla gidilmesi gereken bir ara sokakta araba ile yol alıyorsunuz. Aracı, canından çok sevdiğiniz eşiniz, evladınız ya da babanız, anneniz kullanıyor, ama uyarılarınıza rağmen70-75 km hızla gidiyor. Bu esnada yoldan geçen bir yayaya çarpıyor ve yaya ağır yaralanıyor, hastaneye kaldırılıyor. Daha sonra polis “tek şahit olan” size soruyor; eşiniz/evladınız/babanız aracı kaç km hızla kullanıyordu? Hız sınırını aşmış mıydı?  

O sırada sevdiğiniz kişi de gözlerinizin içine bakıyor…

Cevabınız ne olurdu?

Sevgiyle kalın… 🙂

İbrahim H. KAYRAL

 

 

 

 

Not: Beğendiğiniz yazıları paylaşmayı ihmal etmeyin :)

Beğen paylaş

Sevgi Nefretten Daha Tehlikeli…” için 3 yorum

  • Mayıs 20, 2014 tarihinde, saat 3:02 pm
    Permalink

    Sevgili arkadasim dusundurdun beni. Ama sorunun cevabi sanirim ben sevdigim insanlar icin yalan soylerdim. 🙁 sevgiyle kal….

  • Mayıs 21, 2014 tarihinde, saat 7:33 am
    Permalink

    Bilmiyorum derdim.sevdigini feda etmek kolaymi.

  • Mayıs 21, 2014 tarihinde, saat 10:24 am
    Permalink

    Sevginin yanlış anlatılması veya yanlış algılanmasının sağlanması ile sevgiyi kişisel çıkarlarımız amacıyla kullanmaktan çekinmeyen bir toplum olduk.Bu da her alanda liyakatsiz, bilgisiz, ancak “sevgi bağları” ile birbirine bağlı insanlar topluluğunu oluşturdu.

    Son sorunuza verilecek cevap ise inanın çok zor ancak her halde sevdiğimizden yana kullanınız cevabımızı,Ancak kendimize olan sevgimizi de büyük bir yarayla bırakırız…

Yorumlar kapatıldı.

evden eve taşıma